Nakil kalple tutunduğu hayatın tadını seyahat ederek çıkarıyor

Nakil kalple tutunduğu hayatın tadını seyahat ederek çıkarıyor

İzmirli Osman Can 28, kalp hastalığı sebebiyle caddeye çıkamadan, mektebe gidemeden geçirdiği senelerin acısını nakil kalbiyle diyar diyar gezerek çıkarıyor.

İzmirli Osman Can 28, kalp hastalığı sebebiyle caddeye çıkamadan, mektebe gidemeden geçirdiği senelerin acısını nakil kalbiyle diyar diyar gezerek çıkarıyor.

Sancaklı ilçesinde, konut hanımı anne ile emekçi babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Osman Can'ın hayatı 13 yaşında dostlarıyla kovalamaca oynarken kalp krizi geçirince değişti.

Sağlık Kurumuna kaldırılan Can'ın kalp adalelerinin işlevini yerine getiremediği, kardiyomiyopati hastası olduğu tespit edildi.

Ufak yaşına karşın ağır ilaçlar alarak hayatını sürdürmek zorunda kalan Osman Can, ikinci kalp krizini de 14 yaşında geçirdi ve aylarca hastanede rehabilitasyon görmek zorunda kaldı.

Can, 2 defa vefattan döndükten sonra caddeye çıkamaz, mektebe gidemez vaziyete geldi.

Konutta ve hastanede, günlerini mektebe gidebilme, dostlarıyla konuşabilme ve dünyayı gezebilme hayaliyle geçiren Can, 21 yaşında soluk alamaz, hareket edemez vaziyete gelince acil bir operasyonla takılan suni kalp aygıtı ile 7 ay yaşadı.

"Uygun kalp" bulununca 22 yaşındayken Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Kurumunda operasyon masasına uyuyan Osman Can, Prof. Dr. Mustafa Özbaran ve takımı tarafından hakikatleştirilen nakil harekâtının ardından güçlü 2 sene geçirdi.

Can, yeni kalbiyle yaşamaya alıştıktan sonra hayallerine uzandı, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Kısmına girdi, sosyal mesullük projelerinde etkin rol aldı ve Avrupa ülkelerini dolaşmaya başladı.

Bugüne kadar İspanya, İtalya ve Romanya'ya giden Can'ın en büyük hayali ise Amerika'yı dolaşabilmek.

Yaşamak için verdiği büyük çaba

Osman Can, Anadolu Ajansı muhabirine, 16 yaşındaki bir gencin kalbinin 2015 senesinin Mart ayında nakledilmesiyle ikinci yaşamına kavuştuğunu söyledi.

Çocukluğunu ve gençliğini dışarı çıkamadan, reyin oynayamadan geçirmek zorunda kaldığını anlatan Can, hastalık sürecini şöyle özetledi:

"Kalp adalelerim yeterli seviyede çalışmıyordu. İlaçlarla muhakkak bir yaşa kadar yaşadım ama sonrasında kalp nakli olmadan artık yaşayamayacağımı söylediler. Ben geliştikçe kalbim bana yetmemeye başlamıştı. Evvel suni kalp aygıtı taktılar. Hiçbir biçimde yalnız dışarı çıkamıyordum. Çok riskliydi. Sonra kalp haberi geldi. Yeniden operasyona alındım. Bu defa sıhhatime kavuştum. Benim için ikinci uğur oldu. Bu uğru en iyi biçimde değerlendirmeye çalışıyorum."

Kalp bağışı yapanlara teşekkür

Yeni kalbine kavuşması için bağışta bulunan aileyi tanımadığını, ancak onlara büyük minnet dinlediğini aktaran Can, uzuv nakli bekleyen başka çocuk ve gençlerin sesini duyurmak için seminerlere katıldığını, organizasyonlar tertip ettiğini aktardı.

Can, İzmir'de bulunduğu vakit içinde günlerini üniversite eğitimi ve sosyal mesullük projelerinde etkin vazife aldığını, en büyük mutluluğunun ise dünyayı dolaşmak olduğunu ifade etti.

Nakil olduktan sonra 3 Avrupa ülkesini dolaştığını dile getiren Can, şöyle devam etti:

"Her zaman seyahat etmeyi çok beğenen biriydim ama senelerimi konutta geçirmiştim. Şimdi hayallerimi asıllaştırıyorum. İtalya, İspanya ve Romanya'yı gezdim, gezdim. Resimler çektim, yeni insanlar tanıdım, yeni yerler keşfettim. Yaşamımı doyasıya yaşamaya çalışıyorum. Zira can verip dirilmenin ne demek olduğunu çok iyi öğreniyorum. Şimdi koronavirüs sebebiyle pek dışarı çıkamıyorum. Salgın bitince yeniden dünyayı dolaşmak istiyorum. Nakil kalbimi, en çok Amerika'ya götürmek istiyorum."

Osman Can, uzuv bağışı mevzusunda cemiyetin daha duyarlı hale gelmesiyle kendisi gibi bir hayli insanın hayaline kavuşabileceğine inandığını da sözlerine ilave etti.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Efsun Erbalaban Yılmaz